Kariyerine başlamasının üzerinden yirmi yıl geçmesine rağmen ancak yeni filmi 'Blind Side' ile ödüller alan ve Oscar'a aday olan Sandra Bullock iyi bir oyuncu olduğunu düşünüyor. Görülen o ki Hollywood da onunla aynı fikirde...
Sandra Bullock ismi genç sevgilileri sinema salonuna çekmek için yıllarca yetip de arttı. Onu ilk kez Sylvester Stallone ile başrolü paylaştığı 'Demolition Man'den ya da Keanu Reeves'le bir otobüsün içinde kısılıp kaldığı 'Speed'den hatırlasak da oynadığı romantik filmler onun imajını oluşturdu. Gözlerinizi yuvalarından fırlatacak kadar güzel değil ama alımlı, bir o kadar da sempatik ve şeker, sıradan bir kız görüntüsüyle birçok kalbin sahibi oldu Bullock. Kendisine Altın Küre adaylığı getiren 'While You Were Sleeping' ve 'Miss Congineality' ile 'The Proposal' gibi filmler onun imzası haline geldi. Tabii bu arada farklı türlerde başarıyı yakaladığı 'The Net', '28 Days' gibi filmleri de unutmamak lazım.
Bullock, bir yandan da ciddi bir yapımcı olarak sağlam bir kariyer yapmış olsa da daha ciddiye alınacak filmlerde oynamak ve ödüller kazanmak istiyordu. Oyuncu, 'The Blind Side' ile bu arzusunu gerçekleştirmiş görünüyor. Ödüllerine geçmeden önce 'The Blind Side'dan bahsedelim biraz. Michael Lewis'in yazdığı aynı adlı kitaptan uyarlanan film bir Amerikan futbolu oyuncusunun hayatından kesit sunan bir dram-spor filmi. Michael babasının kim olduğunu bilmeyen, annesi uyuşturucu müptelası genç bir siyah çocuktur. Hayatı koruyucu ailelerle geçen bu genç çocuk Cumhuriyetçi zengin bir aile tarafından himaye edilmeye başlandığında hayatı değişir. Okulda futbola başlayan genç, sonunda kendi yeteneğini keşfeder ve bir gün Ulusal Futbol Ligi'nin en çok aranan sporcularından biri haline gelir...
Haberin devamını OK dergisinin 110. sayısında bulabilirsiniz!
